Gümülcine, 2 Ağustos 2026
Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneğinin düzenlediği Seçek Yağlı Güreşleri ve Kültürel Etkinlikleri, 2 Ağustos 2026 günü, protokol konuşmaları, kültürel etkinlikler ve yağlı güreşlerle devam etti.
Etkinliğe; Seçek Derneği Başkan Yardımcısı Mesut Şerif, Türkiye Cumhuriyeti Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal, Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi – Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, Trakya Üniversitesi Rektörü Mustafa Hatipler, Gümülcine S. Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet, yerel idareciler, eyalet meclis üyeleri, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet, DEB Partisi G. Başkanı Çiğdem Asafoğlu, BAKEŞ Başkanı Dr. Hüseyin Bostancı, GTGB Başkanı Sedat Hasan’ın yanı sıra Yunanistan ve Türkiye’den diğer konuklar katıldı.
Program Seçek Derneği Başkanı Hasan Bekirusta’nın gönderdiği mesajı Kadın Kolları Başkanı Esra Haseki’nin okuması ile başladı.
Bekirusta şunlara değindi:
BİLİNMELİDİR Kİ TEK YUMRUK HALİNDE OLDUĞUMUZ HALKIMIZLA HİÇBİR ZAMAN BÖLÜNMEDİK VE BÖLÜNMEYECEĞİZ
Asırlık süregelen Tarihi Seçek Yağlı Güreşleri adı altında, Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneğinin gerçekleştirdiği etkinlikle tarihi mirasına sahip çıkmaktadır. Gelenek ve göreneklerimizi yansıtmaktadır birlik ve beraberliğin, sevginin ve saygının olduğu atalarımızdan kalan bir mirastır. Bizler bu geleneği yüzyıllara taşımaya devam edeceğiz.
Bilinmelidir ki tek yumruk halinde olduğumuz halkımızla hiçbir zaman bölünmedik ve bölünmeyeceğiz. 2026 Seçek Ağası Ahmet Kaydırı tebrik ederim..”
Programın devamında da aşağıdaki konuşmalar yapıldı:
Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Mesut Şerif:
“Bugün burada geçmişimizi hatırlamak, kültürümüzü yaşatmak, geleceğimize sahip çıkmak ve birbirimizle olan bağlarımızı daha da güçlendirmek için bir aradayız. Çünkü bizi biz yapan yalnızca aynı coğrafyada yaşamak değildir.
Bizi güçlü kılan; ortak tarihimiz, ortak kültürümüz, geleneklerimiz, değerlerimiz ve birbirimize olan gönül bağımızdır.
Soydaşlarımızın bir araya gelmesine vesile olan bu tür gelenekler, kardeşlik ve birliktelik ruhumuzu pekiştirmekte, ayakta durmamıza güç katmakta ve karşılıklı sevgi ile saygımızı artırmaktadır…
Bir toplumun gücü yalnızca kalabalığından değil, birlikte hareket edebilme kabiliyetinden gelir.
Karşılıklı dayanışma, ortak sorunlarımızı birlikte omuzlamak, birbirimizin sevincini ve sıkıntısını paylaşmak bizlere yalnızca bugün için değil, yarınlarımız için de büyük bir güç kazandırmaktadır.
Seçek de işte bu anlamda bizim için çok özel bir değerdir. Ancak burada özellikle vurgulamak istediğim önemli bir husus vardır:
Kültür ve gelenekler kimsenin tekelinde değildir. Bir bölgede yıllardır yaşatılan gelenekler, orada yaşayan insanların ortak değerleridir.
İnsanın kökeni, inancı, düşüncesi veya dünya görüşü farklı olabilir. Bu farklılıklar bizi birbirimizden uzaklaştırmak yerine, doğru anlayış ve karşılıklı saygı içerisinde bizi daha da zenginleştirmelidir.
Hiçbir grup, hiçbir kişi veya hiçbir kesim ortak değerler üzerinde diğerlerinden daha fazla hak sahibi olduğunu düşünmemelidir...”
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü:
İMAN EDEN BİR İNSAN EMİN OLUR, GÜVENDE OLUR. GÜVENDE OLAN BİR İNSAN DA KENDİ DEĞERLERİNE KIYAMETE KADAR SAHİP ÇIKAR
“Horasan’dan, Mezopotamya’dan, Türkmenistan’dan, Türkistan’dan, 13. Yüzyıl Anadolu irfanı mayası , tasavvuf gelenekleri, dağları anlatırken nebilere işaret ederdi. Dağları anlatırken velilere işaret ederdi. Allah’ın yeryüzünü dengede tutması için nasıl ki dağları yarattı ie; işte Nur Dağı Peygamber Efendimiz, Tor Dağı Hz. Musa, Cudi Dağı Hz. Nuh, Anadolumuzda Erciyes Dağı ve orada çıkan Hacı Bektaş-i Veliler, Ahi Evranlar, Sadrettin-i Koneviler, İbn-i Arabiler, Yunus Emreler ve oradan gelen o maya, irfan geleneği Rodop Dağları’nda, burada Seyyid Ali Sultanlarla ve Hasip Baba, Kütüklü Babalarla ve devamında bütün Balkanlar ve Rodop Dağlarının etklerinde yerlemiş ve bu maya ile bugüne dek bu irfan, bu gelenek devam ediyor.
Ciddi anlamda tutmuş bu mayayı yaşatmak bugün Rodop Dağları’nda olduğumuz için , bu manevi atmosferin oluşmasında Hacı Bektaşların ve Seyyid Ali Sultanların ve devamındaki o postnişinlerin ve dedelerin yaptıkları icraatlar, attığı adımlar ve gönülden gönüle, insan kazanma noktasındaki çalışmalar bugüne dek devam ettiği gibi, bundan sonra da devam edecektir.
Belki fiziken Yunanistan bizi parçalamak istiyor. Aidiyetimizi, kimliğimizi kabul etmedi, üçe bölmeye çalıştı. Hiç önemli değil. Biz, kendi varlığımızın ne olduğunu biliyoruz. Çünkü biz, Allah’a imandan sonra, değerlerimize iman etmiş bir milletin nesliyiz. İman eden bir insan emin olur, güvende olur. Güvende olan bir insan da kendi değerlerine kıyamete kadar sahip çıkar. İşte Hacı Bektaş-ı Veli, 4 kapı 40 makam diye bir ”
2026 Seçek Ağası Ahmet Kaydır:
VARLIĞINIZ BU BULUŞMANIN ANLAMINI VE DEĞERİNİ KAT BE KAT ARTTIRMIŞTIR
“Farklı coğrafyalardan kültürleri ve toplulukları birbirine bağlayan, dostluk köprüleri kuran, değerli diplomatik temsilciler, desteklerini her zaman yanımızda hisseden saygıdeğer büyüklerimiz ve bu alanı enerjisiyle dolduran siz değerli misafirlerimizi, hep bir arada görmek bizler için gurur verici. Bugün burada sadece bir etkinliği paylaşmıyoruz, aynı zamanda ortak değerlerimizi ve geleceğe dair güzel umutlarımızı da paylaşıyoruz. Varlığınız bu buluşmanın anlamını ve değerini kat be kat arttırmıştır.. ”
Rodop Bağımsız milletvekili Ferhat Özgür:
HEP BİRLİKTE OLMAMIZ LAZIM VE ARAMIZA NİFAK TOHUMLARI SAÇMAYA ÇALIŞANLARI BERTARAF ETMEMİZ LAZIM
"İnanın ki her yıl burada bu etkinliğin yaşatılması aramızda bir toplumsal bağın olduğunu gösteriyor. Bu bağın neticesi de aramızdaki anlaşmadır. Her yıl birliğimizi, beraberliğimizi burada katlıyoruz ve çok daha iyi günler için yelkenler açıyoruz.
Bu etkinliğin yaşatılması çok kolay da değil. Halkımızın birlik olması lazım. Hep birlikte olmamız lazım ve aramıza nifak tohumları saçmaya çalışanları bertaraf etmemiz lazım.
Burada yüzyıllarca kutlanan Seçek Yaylası’nın anlamı aslında sadece bir tarih değildir; yaşayan insanlardır, kültürdür, tarihimizdir ve özellikle bizim gelecekte bu etkinliği nasıl sürdüreceğimizdir. Siyasi açıdan buraya baktığımda birlik, beraberlik görüyorum, tüm halkı görüyorum…”
Trakya Üniversitesi Rektörü Mustafa Hatipler:
BU TOPRAKLARDA BÖLÜNMÜŞ OLMAK, BÖLÜCÜ OLMAK, KABUL EDİLMEMİŞ, TASVİP EDİLMEMİŞ VE KABUL GÖRMEMİŞTİR
“Batı Trakya’nın “Mustafa abisi” olarak bulunmaktan tarifsiz onur ve mutluluk duyduğumu ifade ederek bu onur ve mutlulukla sizleri sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum…
Ağlamadan
dillerim dolaşmadan
yumruğum çözülmeden
Gecenin karşısında
Şafaktan utanmayıp
Utandırmadan aşkı
Üzerime yüreğimden başka muska takmadan konuşmak istiyorum. Burası Batı Trakya’nın kalbi Mehrikoz, çünkü burası yiğitlerin harman olduğu Seçek Yaylası.
Seçek sadece bir yaylanın adı değil. Seçek, birliğin, beraberliğin , kardeşliğin, dostluğun, vefanın, geçmişle gelecek arasında köprü olmanın, inancın, ortak değerlerin, ortak hafızanın kuşaktan kuşağa aktarıldığı, dev bir mirasın, dev bir kültürel birliğin adıdır. Seçek yaklaşık 700 yıldır devam eden bir Türk geleneğinin bugün sübut bulmuş , soyut halden, somut hale gelmiş bir kültürel etkinliğinin adıdır.
Bu topraklarda 700 yıl boyunca aynı dualar edilmiş, aynı türküler yakılmış, aynı türküler söylenmiş, aynı er meydanında mertlik ve yiğitlik sınanmıştır. Hayat daime müşterek kader içinde yoğrulmuş, hiçbir zaman münferit olmamıştır. Ayrı olmak, ayrıcalıklı olmak bu topraklarda bölünmüş olmak, bölücü olmak, kabul edilmemiş, tasvip edilmemiş ve kabul görmemiştir…
Millet dediğimiz hakikate bazen bir mezar taşında, bazen bir türkünün ezgisinde, bazen bir şiirin mısrasında, bir kelimesinde, bazen bir sofradaki aşta, bazen de burada olduğu ve olacağı gibi bir er meydanında , kendini, azametini ve büyüklüğünü gösterir. İşte bu nedenle Seçek bir geçmiş olmaktan çok daha fazla. Geçmişi bu güne, bugünü de emin ellerde ve emin göğüslerde yarına taşıyacak bir gelenek, bir güzellik ve bir mirastır…”
Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi – Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin:
BALKAN COĞRAFYASI BİZİM HASRETİMİZ, BATI TRAKYA İSE BUNUN EN VEFAKAR DURAĞIDIR.
Öncelikle sizlere Anadolu’nun bağrından selamlar getirdim. T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy beyefendinin selamlarını getirdim.
Bugün Batı Trakya’dan, Balkanlar’dan ve Anadolu’dan gelen siz değerli konyuklarla birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Bu yıl Seçek Yaylası’nda asırlardır süregelen insanlarımızı birbirine kenetleyen, köklü kültürümüzün buluşmasına şahitlik ediyoruz. Bu yaylada lokmaların paylaşıldığı, nefeslerin bir ağızdan söylendiği kardeşlik meydanındayız…
Burada yaşattığınız gelenek ve görenekler geleceğe aktarılan mirasımızdır. Balkan coğrafyası bizim hasretimiz, Batı Trakya ise bunun en vefakar durağıdır.”
T.C. Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal:
GELECEK, GEÇMİŞİNİ UNUTMAYAN İNSANLARIN ELİNDE ŞEKİLLENİR
Gelecek, geçmişini unutmayan insanların elinde şekillenir. İnsanın kimliği; dili ile, tarihi ile, hikayeleriyle kültürüne sahip çıkmasıyla ve geleneklerini sürdürmesi ile yaşar. Eğer bu bir gün durursa; hatıralar, duygular ve nesiller boyunca taşınan bir miras da sessizliğe gömülür. Çünkü gelenek değişime direnen bir duvar değil, geleceğe uzanan bir köprüdür.
Bizlere düşen görev, bize emanet edilen ve bir şenliğin çok ötesinde, derin bir manası bulunan bu etkinliklerin ve kültürel mirasın korunmasıdır; geleceğe umutla taşınmasıdır. Dolayısıyla bugün burada bulunan her bir kişiye bu geleneği koruduğu için teşekkür ediyorum. Seçek Eğitim ve Kültür Derneğini de organizasyon için tebrik ediyorum.
Bu topraklara yüzyıllar önce gelen atalarımızın bizlere öğrettiklerini yani Türkün mirasını da hatırlayalım. İnsan sevgisi ve hoşgörü, adalet ve doğruluk, bilgiye önem verme, paylaşım ve toplumsal dayanışma, bunlar bizi biz yapan değerlerdir…”
Program İskeçe Türk Birliği ve Gümülcine Türk Gençler Birliği folklor ekiplerinin gösterileri ve yağlı güreşlerle devam etti.
Akşam ise sanatçıların konseri yer almaktadır.
