14.10.2024
Günlerin getirdikleri
"Rodoslaştırma"
Geçtiğimiz yıllarda Yunanistan yetkilileri Türklerin de yaşadığı Rodos Adası’na müftü tayin etmişti. Basına da yansıyan görüntülerde müftü tayin edilir edilmez Rodos’taki metropolitle görüşmüştü. Bu tabii ki hoşgörü davranışının dışında bir dayatmanın sonucuydu.
Aradan yıllar geçti Gümülcine’deki Hayriye Mederesesinde öğrenciler devletin tayin ettiği müftüyü okula sokmadılar. Araya devlet yekilileri girse de müftü okula giremedi.
Buna benzer bir olay da Palazlı köyünde yaşandı ve müftüye Cuma namazı kıldırmasına izin verilmediği söylendi.
Yine İskeçe’deki medresenin açılışında tayinli müftü naiplerinin yanında Ortodoks din adamının da bulunması şaşkınlık yarattı. Müslümanlara yönelik olduğu bilinen bir okulda Ortodoks bir din adamının bulunması nedendi acaba?
Ve, geçtiğimiz 11 Ekim 2024 Cuma günü provakasyon taktikleri bu sefer İskeçe’de yaşandı. Tayinli müftü naipleri cüppeleriyle sarıklarıyla girmek istedikleri camiden ayakkabıları ellerine verilerek dışarı çıkarıldılar.
Ülkemiz Yunanistan ne yazık ki din ve vicdan özgürlüğüne müdahale etmeyi sürdürmektedir. Müslüman Türklerin seçtiği müftüleri göreve getirmemekte ve dayatmalara başvurarak toplumsal huzurun bozulmasına kapı aralanmaktadır.
İskeçe’de yaşananlar yukarıda yazdıklarımızın sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Din ve vijdan gibi müdahale kaldırmayan konularda insanların başka türlü davranması beklenemezdi.
Yukarıda “Rodoslaştırma” kelimesinden bahsetmiştik. Rodos Adasın’da 1970’li yıllarda okullardan önce Türkçe kaldırıldı ve devamında da yukarıda da belirttiğimiz gibi insanların en hassas konusu olan dine el attılar. Yaklaşık 60 yıl sonra aynı senaryonun Batı Trakya’daki Türklere de uygulanmaya çalışıldığını görmekteyiz. Kısacası “Rodoslaştırma” olayını hep birlikte yaşıyoruz. Bu olaylar nereye kadar ve ne hızla devam eder, bunları da Türk ve Yunan ilişkileri ile insanlarımızın kendi manevi değerlerine ne kadar sahip çıktıkları gösterecektir.
